ZARİFİ KÖŞKÜ

ZARİFİ AİLESİ  VE YORGO ZARİFİ  :

 Zarifi  Ailesi 19.yüzyılda  varlıklı ve zengin İstanbullu   Rum ailelerinden biridir.  Marmara Denizi’nde Paşa  Limanı Adası’nda şarapçılık ve  üzümle  uğraşırlarken  İstanbul’a gelip yerleşmişler ve  servet sahibi olmuşlardır. İlk Zarifilerden  Yani Zarifi  1821’de Mora   ayaklanmasının maddi destekçisi olduğu anlaşılınca , her şeyini geride bırakarak Rusya’nın Odessa şehrine kaçar. İstanbul’daki tüm servet ve mallarına el konur.Rusya’ya kaçan Yani Zarifi burada  büyük oğlu  Yorgo Zarifi’nin iyi bir eğitim almasını sağlamıştır.1829 yılında  Edirne anlaşmasıyla Yunanistan bağımsız olunca  Yunanistan’a geçmişler ancak  ticaret hayatında  yükselmek isteyen Yorgo Zarifi 1832 yılında  İstanbul’a tekrar dönmüş ve ticarete atılmıştır.Burada yine bir  zengin Rum tüccar olan Dimitri Zafiropulo ile  önce tanışır,şirketinde çalışır ve  sonra da  kızı Eleni ile evlenir. 1840 yılında  kayınpederi ile ortak olur ve ticari hayatta yükselmeye başlar. Daha sonra küçük kardeşi Mihal’i Londra’ya göndererek bir bankerlik şirketi kurdurur.Bu şirket  İngiliz bankerleri ile Osmanlı Devleti arasındaki irtibatı sağlamak amacı güder.1860’lı yıllara gelindiğinde  Zarifiler İstanbul’dan  Mezopotomya’ya kadar geniş ticari  geliri olan bir  ekonomik güce ulaşmış oluyordu.

          Yorgo Zarifi’nin en büyük hayali bir banka kurmaktı..1879 yılında Osmanlı Devleti borçları ödenemez duruma geldiğinde devlet bazı vergi gelirleri karşılığında Galatalı bankerlerle borçların 10 yılda tasfiyesi için anlaşma yapmış ve Rüsum-ı Sitte idaresi kurulmuştur. Bu Galatalı bankerler arasında en etkili bankerlerden biri de  Yorgo Zarifi idi. 1850’lerin başından itibaren devlete kısa vadeli avanslar sağlayan,pek çok şirkete  kurucu sıfatıyla ortak olan Yorgo Zarifi  1881 yılında hastalanır. Doktorların tavsiyesi üzerine hava değişimi için İsviçre’ye gider.Bir müddet sonra geri döner. Hastalığı iki sene zarfında daha da ilerler.1883 yılında ağır bir felç geçirir.Sekiz ay kadar bu durumda kalır.1884 yılının nisan ayı başlarında ölür ve Şişli Rum Ortodoks  Mezarlığı’na gömülür.Kalbi de hatıra olarak saklanmak üzere altın bir kavanozda kimyasal işlemler yapılarak saklanır. Bu  altın kavanoz Aya Pereskevi Kilisesi’nde saklanmaktadır.

       İstanbul’un işgal yıllarından sonra 06 Ekim 1923’de Türk ordusunun şehre girmesiyle  İstanbul’daki pek çok Rum kendini emniyette hissetmediğinden bir çoğu Yunanistan’a göç etmiş, Zarifi ailesi de   diğerleri gibi  geçici bir süre  göçü tercih etmiştir. Fakat Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra  Zarifi ailesi  eski  zengin günlerini yaşayamayacağını anlayınca Tepebaşı’ndaki kışlık köşklerini elden çıkarmışlar, Tarabya’daki  büyük yalı ve arkasındaki koruluk alanı 30 sene daha ellerinde tutmuşlar,1954 yılında ise  geniş bir alana yayılan  arazi ve köşklerini satmışlardır.Zarifi Köşkü 1964 ve 1974 yıllarında iki kez yangın geçirmiş ve orijinal yapısını kaybetmiştir. Zarifi Köşkü  ve korusu bugün Günaydın İnşaat ve Turizm A.Ş.’nin  mülkiyetindedir.

         Zarifi ailesinin tüm fertleri hayırseverlikle tanınmışlardır. Büyükada Rum Yetimhanesi, Balıklı Rum Hastanesi,Tarabya’da Aya Pereskevi Kilisesi, gibi hayır işlerinin yanı sıra 1865’de kurulan Tarabya Belediyesi’nde de  meclis üyeliği yapmışlardır.

1932 YILINDA İSTANBUL’A GELEN AFGAN KRALI EMANULLAH HAN’A İKAMET ETMESİ İÇİN TARABYA ZARİFİ  KÖŞKÜ TAHSİS EDİLMİŞTİR…

FACEBOOK SAYFAMIZ :

https://www.facebook.com/groups/302375059862275/

BEĞEN ve PAYLAŞ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*